• Türkçe
    • English
  • Türkçe 
    • Türkçe
    • English
  • Giriş
Öğe Göster 
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Bildiri
  • Öğe Göster
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Bildiri
  • Öğe Göster
JavaScript is disabled for your browser. Some features of this site may not work without it.

Hz.Peygamber’in (s.a.v) İnşa Ettiği İslam Toplumunun Temel Unsurları-Akabe Biatleri Örneği

Yazar
BULADI, Kerim
Üst veri
Tüm öğe kaydını göster
Özet
On üç yıllık Mekke dönemindeki vahiy süreci ve nebevî öğretiyi dikkate almadan, Medine’de tesis edilmiş olan İslam toplumunun mahiyeti idrak edilemez. Zira Hz. Peygamber, evvelemirde Mekke döneminde kendisine inzal edilen vahyin prensipleriyle mü’minleri terbiye etmiş, İslam uğrunda çektikleri acılara, zorluklara karşı onları sabır eğitiminden geçirmiştir. Medine İslam toplumunun temelini Akabe biatlerinde atan Hz. Peygamber, Medineli Müslümanlarla biat yapmış, onlardan İslam toplumunun ve devletinin sosyal ve ahlakî yapısının omurgasını oluşturacak umdelere göre hayatlarını tanzim etmelerini istemiştir. Hz. Peygamber, kurumsal yapının oluşmasında ve Müslümanların vahdetini gerçekleştirmede ibadet mekânlarının fonksiyonunu yakînen bildiği için, Medine’ye teşriflerinde daha henüz ikamet edeceği yeri hazırlatmadan mescidin inşasına başlamıştır. Çünkü o, Müslümanların eğitiminin, İslam maarif sisteminin temelini teşkil ettiğinin farkındaydı. Bu sebeple mescit, hem örgün hem de yaygın eğitimin merkezi olacaktı. Hz. Peygamber Medine’ye teşriflerinden sonra Mescid-i Nebevî’nin inşasının yanı sıra tarihte derin tesir ve iz bırakan bir oluşumu gerçekleştirmiştir ki, o da Ensarla Muhâcirler arasında tesis edilen kardeşliktir. Bu hadise, bütün cahiliye duygularının, ırk, neseb ve vatan gibi farklılıkların İslam sancağı altında eriyip yok olacağı anlamına geliyordu. Hz. Peygamber, Medine’ye hicretinin akabinde Müslümanlar arasında idârî ve siyâsî birliği gerçekleştirdikten sonra, Medine toplumunu oluşturan Yahudileri ve diğer grupları bir şehir devleti halinde teşkilatlanmaya ikna etmiştir. Hz. Peygamber, Medine’nin yerli unsurlarını hiçbir zaman denklemin dışında tutmamıştır. Şehirde barışı sağlamak için ötekilerle antlaşmalar yapmış, böylece hem onların varlığını kabul etmiş, hem de kendini onlara kabul ettirmiştir ki, bu toplumsal barışın temininde önemli bir yöntem olarak görülmelidir.
Bağlantı
http://hdl.handle.net/20.500.12627/84759
Koleksiyonlar
  • Bildiri [64839]

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV
 

 


Hakkımızda
Açık Erişim PolitikasıVeri Giriş Rehberleriİletişim
sherpa/romeo
Dergi Adı/ISSN || Yayıncı

Exact phrase only All keywords Any

BaşlıkbaşlayaniçerenISSN

Göz at

Tüm DSpaceBölümler & KoleksiyonlarTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere GöreBu KoleksiyonTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere Göre

Hesabım

GirişKayıt

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV