• Türkçe
    • English
  • Türkçe 
    • Türkçe
    • English
  • Giriş
Öğe Göster 
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Makale
  • Öğe Göster
  •   Açık Erişim Ana Sayfası
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Makale
  • Öğe Göster
JavaScript is disabled for your browser. Some features of this site may not work without it.

ÇİN’İN KÜRESEL EGEMENLİK YARIŞINDA KONFÜÇYÜS ENSTİTÜSÜ VE KÜRESEL ŞİRKETLERİN ÖNEMİ

Tarih
2020
Yazar
Duran, Hasan
Yılmaz, Kadir Kürşat
Üst veri
Tüm öğe kaydını göster
Özet
II. Dünya Savaşından günümüze, ulusal ve küresel egemenlik üzerinde Sivil Toplum Kuruluşları ve Küresel Şirketlerin artan baskısı ile karşı karşıyayız. Bu kurumlar dünya egemenliğine gidilen yolda önemli yapı taşlarından olmuştur. Söz konusu kurumlar aracılığıyla herhangi bir devlet kolayca baskı altına alınabilmekte ve küresel amaçlar kamufle edilebilmektedir. Siyasi gücün başarılı olmadığı noktada devreye STK ve küresel şirketler sokulmaktadır. Sadece değişim olarak değil aynı zamanda olası bir değişime zemin hazırlanması sürecinde bu kurumlar devreye girmektedirler. Özellikle ABD ve AB uzun zamandır ulusal amaçlarını gerçekleştirmede küresel şirket ve STK’ları yoğun olarak kullanmakta ve bu kurumlar aracılığıyla dünyanın her yerinde karşımıza çıkmaktadır. STK’lar Batılı değerlerini diğer ülkelere taşıma görevini üstlenirken, şirketlerde Batılı ülkelerin yeni sömürgeci temsilcileri olmuştur. Son yıllarda ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşlarında, ABD’nin siyasi baskı araçlarının yanı sıra küresel ölçekte faaliyetlerde bulunan Amerikan şirketlerini de bu savaşın içine sürüklemeye çalışması şirketlerin önemini göstermesi açısından somut bir örnektir. Çin, son yıllarda hem Konfüçyüs Enstitülerini daha etkili kullanmaya başlayarak ve hem de güçlenen ekonomisinin bir sonucu olarak sahip olduğu şirketler aracılığıyla küresel rekabette yer almakta, gerektiğinde yabancı şirketlerle ortaklıklar kurarak veya satın almalar yaparak eksikliğini gidermeye çalışmaktadır. Çünkü siyasi alana taşınamayan ekonomik başarıların küresel yarışta ciddi bir katkısı olmayacaktır. Bu nedenle Çin, ekonomik başarılarını daha değerli kılabilmek için yumuşak gücünü kurumlarla artırmaya çalışmaktadır. 2000’li yıllarla birlikte ekonomik olarak ABD’nin karşısına çıkan Çin’in zayıf olduğu siyaset alanında girişimlerini arttırarak şimdilik yumuşak bir şekilde yürüttüğü mevcut rekabeti daha radikal bir şekle dönüştürmesi muhtemeldir.
Bağlantı
http://hdl.handle.net/20.500.12627/114609
https://dergipark.org.tr/tr/pub/spmj/issue/54675/645938
https://doi.org/10.25069/spmj.645938
Koleksiyonlar
  • Makale [92796]

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV
 

 


Hakkımızda
Açık Erişim PolitikasıVeri Giriş Rehberleriİletişim
sherpa/romeo
Dergi Adı/ISSN || Yayıncı

Exact phrase only All keywords Any

BaşlıkbaşlayaniçerenISSN

Göz at

Tüm DSpaceBölümler & KoleksiyonlarTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere GöreBu KoleksiyonTarihe GöreYazara GöreBaşlığa GöreKonuya GöreTürlere Göre

Hesabım

GirişKayıt

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
İletişim | Geri Bildirim
Theme by 
Atmire NV