Show simple item record

dc.contributor.authorTopaloğlu, Aydın
dc.date.accessioned2022-02-18T10:33:48Z
dc.date.available2022-02-18T10:33:48Z
dc.date.issued2017
dc.identifier.citationTopaloğlu A., "İnanç Sapmaları Ve Deizm", Fezy Dergisi, sa.316, ss.15-21, 2017
dc.identifier.othervv_1032021
dc.identifier.otherav_a7d3ca64-f6fe-4f87-9083-1d4663b8c373
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12627/179480
dc.identifier.urihttps://feyzdergisi.com/2017/10/02/inanc-sapmalari-ve-deizm-prof-dr-aydin-topaloglu/
dc.description.abstractAslında deizm, yaratıcı Tanrı inancını savunan, ancak Batı dünyasında 17. yüzyıldan itibaren İncil ve kilise otoritesini reddeden bir tür düşünce hareketi olarak ortaya çıkmıştır. Yani özünde inanmaktır, inançsızlığın aksine, tanrıya inanma, inanç olayı söz konusudur. Bu noktada ne yazık ki biraz tanım karmaşıklığı bulunmaktadır...... bizde Batı’nın yaşadığı kriz olmadıysa da, maalesef, bizim kültürde de biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi, bazı kurumlar, bazı insanlar kendilerini olmazsa olmaz, hatta Allah’a giden bir aracı gibi gösterdiler veya belki öyle gözüktüler veya bazı insanlar öyle algıladılar. Tabii, geleneğin getirdiği her şey maalesef sağlıklı olmayabiliyor. Bu da bazı insanlara bahane verdi tabi ki. Bahane şuydu: Sağlıklı din anlatılamayınca, konuşulamayınca, örneklemeler de kötü örnek olunca, insanlar özellikle büyük şehirlerde yaşayan gençler ki bunlarda herhangi bir yere veya topluluğa bağımlılık duygusundan ziyade bireysellik söz konusu, “Biz bu kişinin veya bu kurumun anlattığı dinden değiliz.” veya “Ben bunu kabul etmiyorum, kendi kabul ettiğim bir din veya bir tanrı anlayışına sahip olmak istiyorum.” diyebildiler, diyebiliyorlar. Tabii ki, işin düşünsel tartışmaları da var. İnsan kendi başına aklen tanrıya gidebilir mi; tabii ki gidebilir, gider de. Her ne kadar ateistler, “Öyle bir şey olamaz, insan aklı tanrıya gidemez” deseler de. Aksine, gidebilir. Zaten insan fıtratında, aklında bu eğilim, bu duygu zaten mevcut. Tek başına ölüm olayı, ölümden sonrasını tartışması bile bu konuda pozitivistlerin uykusunu kaçırıyor. Yani sağlıklı bir insan mantığı, şu kâinattan dahi, en azından üç-beş basit muhakemeyle, ezeli ve ebedi olan yaratıcıya gidebiliyor, bunu kendince gerekli görebiliyor. Bu anlamda, eğer biz deizmi, yani aklen tanrıya gitmek, akli bir din diye düşünürsek, aslında bu konuşulabilir bir husus tabiatıyla…
dc.language.isotur
dc.subjectİlahiyat
dc.subjectSanat ve Beşeri Bilimler (AHCI)
dc.subjectSosyal Bilimler (SOC)
dc.subjectSanat ve Beşeri Bilimler
dc.subjectDİN
dc.subjectFELSEFE
dc.subjectSosyal ve Beşeri Bilimler
dc.subjectFelsefe
dc.subjectDin Felsefesi ve Mantık
dc.subjectPhilosophy
dc.subjectReligious Studies
dc.subjectSocial Sciences & Humanities
dc.titleİnanç Sapmaları Ve Deizm
dc.typeMakale
dc.relation.journalFezy Dergisi
dc.contributor.departmentİstanbul Üniversitesi , İlahiyat Fakültesi , Felsefe Ve Din Bilimleri Bölüm
dc.identifier.issue316
dc.identifier.startpage15
dc.identifier.endpage21
dc.contributor.firstauthorID3060498


Files in this item

FilesSizeFormatView

There are no files associated with this item.

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record