Fingerprints of tsunamis on land: Ancient Patara Case
Özet
Türkiye’nin güney batı kıyılarında yer alan alüviyal kıyı ovalarının Akdeniz’de oluşan tsunamilere açık olması kıyı ve rekreasyon alanlarındaki yaşam üzerine de risk teşkil etmektedir. Bölgede tsunami üreten bazı tarihsel depremler şunlardır; M.Ö. 220 (veya 222, 227) (Rodos, Kıbrıs ve Korint Körfezi), 68 (Demre ve Patara), 142 (Fethiye, Kos ve Rodos), 21.07.365 (Girit, Yunanistan, Adriyatik kıyıları, İskenderiye ve Batı Anadolu), 08.08.1303 (Rodos, Girit, Mora Yarımadası ve Oniki Ada), 03.05.1481 (Rodos, Güney Batı Anadolu kıyıları ve Girit), 04.1609 (Rodos ve Batı Akdeniz), 31.01.1741 (Rodos), 28.02.1851 (Fethiye, Muğla ve Rodos), 03.04.1851 (Fethiye ve Rodos), 26.06.1926 (Rodos, Fethiye, Güney Batı Türkiye ve Girit) ve 24.03.2002 (Rodos ve Oniki ada). Son yıllarda dünyanın en eski deniz feneri olduğu söylenen bir fenerin yıkılmış taşları Patara plajlarındaki doğal kumulların altında bulunmuştur. Arkeologlar elde ettikleri kalıntılara göre 12 m boyundaki bu fenerin deprem tarafından olmasa da, ona eşlik eden bir tsunami tarafından yıkıldığını iddia etmişlerdir. Doğal kumul tepelerinin gerisindeki lagünler hem doğal depolanma ortamı hem de depolanma sonrası erozyona karşı korunaklı alanlar oluşturduklarından, olası bir tsunaminin bıraktığı izlerin araştırılması için antik Patara fenerinin gerisinde yer alan yarı kurak bir lagünün kıyı kesiminden karot örneği alınmıştır.
Karot örneği sedimentolojik olarak; 8 cm toprak, 55 cm kahverengi siltli kum, 20 cm gri kum, 15 cm kahverengimsi gri kum ve muhtemelen hızlı bir siltleşme öncesi fosil kıyıyı oluşturan 62 cm kalınlığındaki gri renkli kum birimlerinden oluşmaktadır. Stratigrafik ve mikropaleontolojik özellikleri incelendiğinde, yüzeyden 93 ve 104 cm derinliklerde az sayıda rastlanan Globigerina sp. dışında, karot boyunca depolanma mekanizmaları hakkında fazla bir bilgi edinilememiştir. Literatüre göre, denizel ve acı su diatom ve foraminifer türlerinin tsunami depoları içinde artması beklenir. Bu nedenle, karot örnekleri içinde denizel kökenli organizmaların veya tsunami depolanması gibi bazı çevresel süreçlerin oluşumunu destekleyecek bileşik ya da bileşik gruplarının varlığı aranmıştır. Bu amaçla, split/splitless enjektör ile donatılmış kütle dedektörlü HP6890 Gaz Kromatografi cihazı kullanılarak karot örneklerinde denizel kökenli organizmalardan gelen yağ asitleri (16:1/16:0, ∑C16/∑C18, 16:1/16:0, 5,8,1,14,17-eicosapentaenoic acid, 4,7,10,13,16,19-docosahexaenoic acid, 22:6ω3/20:5ω3, octadecanoic acid, ∑20:1 ve ∑22:1, 9,12-octadecadienoic acid, 9,12,15-octadecatrienoic acid), alkanlar, alkenler, yüksek dallanmalı izoprenoidlerin (pristan/fitan) oranına karşı kükürt içeren bileşiklerin bolluk dereceleri analiz edilmiştir.
Analiz bulguları bir arada değerlendirildiğinde, sülfat bakımından fakir bir depolanma ortamı içindeki belli birkaç seviyede denizel etkilerin varlığı belirlenmiştir. Karot boyunca hızlı bir deniz işgalini gösteren sedimantolojik ve mikropaleontolojik özel bir tabakalanma gözlenmemesine rağmen, yüzeyden 134 ve 144 cm derin örneklerdeki denizel kaynaklı diatomlara ve 124, 144 ve 154 cm derin örneklerdeki dinoflagellatlara ait parmak izlerinin varlığı, ortam çökelleri içinde birtakım denizel etkilerin oluştuğunu destekler yöndeki bulgulardır.
Koleksiyonlar
- Bildiri [64839]