Lars von Trier’in Dogville ve Manderlay Filmleri ile Hukuku Düşünmek
Özet
Lars Von Trier’in, “Amerika: Fırsatlar
Ülkesi” üçlemesinin ilki olan Dogville, küçük
bir grup içinde yakın/kapalı insan ilişkilerine
ve kontrol ile sömürünün nasıl ortaya çıktığına odaklanmışken; ikinci filmi Mandarley,
devlet iktidarının özündeki kurumlar ve araçlar hakkındadır. Dogville, seyirciyi sosyal gerçekliğin ve insan ilişkilerinin doğal ve sabit
olmayıp, değişebilir olduğunu algılamaya
zorlayacak bir dizi sorun ortaya koyar. Bu
bağlamda Dogville, bir yabancının gelişiyle
stabilitesi, düzeni bozulan kapalı bir toplumun tepkisini sunan felsefi bir fiksiyondur.
Her iki filmde Grace’in yabancı olarak konumlandığı toplumda yaşadığı tecrübe ve
deneyimler, sosyal düzenin oluşumu hakkındaki tezler olarak da dile getirilebilir.
Sosyal düzenin oluşumu ise iktidar meselesidir. İktidarın politika, ekonomi, cinsiyet ve
şiddet olarak görünümleri Manderlay ve
Dogville’in sosyal alanında gözlemlenebilir.
Üçüncüsü çekilemeyen bu iki filmi hukuk
perspektifinden analiz ederek; örf-adet hukuku, yeni hukukun yaratılması, mülkiyet, sevgi
ve sözleşme arasındaki yarılma ve de şiddet
yoluyla insan bedeninin yönetilmesi, ilahi
adalet, adalet-hukuk-şiddet gibi ögeleri ve
bunlar arasındaki ilişkileri de görebiliriz
Bağlantı
http://hdl.handle.net/20.500.12627/63975https://www.hukukkurami.net/category/2014cilt1-sayi3/
Koleksiyonlar
- Makale [92796]