• Türkçe
    • English
  • English 
    • Türkçe
    • English
  • Login
View Item 
  •   Home
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Bildiri
  • View Item
  •   Home
  • Avesis
  • Dokümanı Olmayanlar
  • Bildiri
  • View Item
JavaScript is disabled for your browser. Some features of this site may not work without it.

BÜYÜK AĞRI STRATOVOLKANININ PETROLOJİSİ,JEOKİMYASI VE MAGMA ODASI EVRİMİ,DOĞU ANADOLU

Author
Ünal, Esin
AYSAL, Namık
KESKİN, MEHMET
OYAN, Vural
Metadata
Show full item record
Abstract
Büyük Ağrı dağı, Doğu Anadolu’daki tipik koni şeklini koruyan en yüksek (5165 m) ve ~40 km taban çapı ve ~1250 km2 yüzey alanı ile en büyük strato-volkandır. Volkanın ana gövdesinin büyük bölümünü Kuvaterner yaşlı lavlar oluşturur. Piroklastik döküntü birimleri ise volkanın kuzey ve kuzeydoğu yamaç/eteklerinde ve zirveye yakın kesimlerde geniş alanlarda yüzeylenir. Büyük Ağrı volkanını oluşturan lavlar, kalkalkali karakterlidirler ve bazalt ve trakibazalt’tan riyolit’e kadar uzanan geniş bir bileşim aralığı sergilerler. Hacimce en yaygın olanları porfirik dokulu andezitlerdir. Ağrı volkanında SiO2 açısından çok zengin lavların bile volkandan uzak mesafelere akabildikleri görülmektedir. Örneğin volkanın GD’sundaki en genç ve taze lavlardan biri olan vitrofirik dasit lavı, zirve yakınlarından püskürerek GD’ya ovadaki bazalt lavları ve alüvyon üstüne kadar akmak suretiyle 12-15 km kadar mesafe kat etmiştir. Söz konusu lav, kenar duvarları (levee) ile ayrılan lav lobları içeren ~100 m kalınlığında, 8 km eninde ve ~55 km2 alan kaplayan bir lav alanı oluşturmuştur. Bu değerler, asit bileşimli lavlar için olağan kabul edilen değerlerden çok daha büyük rakamlardır ve neredeyse (lav kalınlığı hariç) çok daha akışkan bazaltik lavların değerlerine yakındırlar. Dasit lavının lav kimyasından beklenenden çok daha geniş bir alan kaplaması ve görünüm oranının (aspect ratio) ~2,5 gibi çok düşük bir değer taşıması, bu lavın olağanüstü yüksek püskürme sıcaklığına (high temperature lava) sahip olmasından kaynaklanmaktadır. 108Y222 nolu TÜBİTAK-RFBR projesi kapsamında geçekleştirilen arazi ve petrografik çalışmaları, jeokimyasal analiz sonuçlarından ve uydu görüntülerinden yararlanılarak bu çalışmada volkanın ayrıntılı bir haritası üretilmiştir. Lavlar, TAS diyagramında alkalisubalkali ayırım çizgisine yakın ancak subalkali alanda yer alırlar. Ağrı lavlarının ana element Harker diyagramlarında, tüm elementler SiO2’ye karşı oldukça düz trendler izlerler. Sc, V, Co ve Ni artan SiO2’e karşı düzenli olarak azalırlar. Sr, ~%57 SiO2’ye kadar artarken, bu değerden sonra azalmaya başlar. Ba’da benzeri bir negatif trend görülmez. Sr ve Ba’un davranışı, Ağrı volkanı altında yer almış magma odasındaki kristallenme evriminde plajioklasın giderek artan önemini ve alkali feldspatın kristallenmediğini gösterir. Y artan SiO2 ile hafifçe azalırken, Zr, Nb hemen hemen sabit konsantrasyonlarda kalır. Y’un azalması az oranda amfibol kristallenmesine bağlanabilir. MORB’a normalize çoklu element paternleri, bu lavların belirgin bir yitim bileşeni sunduklarını ancak bu bileşenin tipik ada yayı lavlarının multi-element desenlerinde görülene nazaran daha zenginleşmiş bir kaynak alana eklendiğini göstermektedir. Kondrite normalize REE paternleri, LREE’lerin zenginleştiği, MREE’lerin ise HREE ve LREE’lere göre hafifçe fakirleştiği yukarı konkav bir desen sunar. Bu, ortaç/asit bileşimli magmalarda az oranda amfibol kristallenmesinin etkisini gösteriyor olabilir. Ayırımsal kristallenme ve magma karışımı (mixing) işlemlerini test etmek için kurguladığımız petrolojik modellemelerimiz, Ağrı volkanının magma odasında evrimleşmiş magmanın primitif bazik magma tarafından periyodik olarak tazelenmiş olması gerektiğini göstermiştir. Büyük Ağrı volkanındaki lavların büyük bölümünün ortaç bileşimde olması ve Harker diyagramları üzerinde neredeyse yatay trendler izlemeleri, magma tazelenmesi işlemi ile homojenleşmeye bağlı olmalıdır. AFC modellemelerimiz, Büyük Ağrı lavları için kabuksal özümseme oranlarının değişken olduğunu (De Paolo’nun, 1981 sistematiğine göre azami r=0.7) ancak çoğunlukla orta-düşük r değerleri içerdiklerini göstermiştir. Veri noktalarının büyük bölümünün modellenmiş eğriler üzerinde çok dar bir F aralığında (F: geriye kalan ergiyik oranı) kümelenmiş olması, magma odası evrimi süresince magma tazelemesi işleminin bir fonksiyonu olarak yorumlanabilir. Primitif magma tazelemesinin egemen olması, hem asimilasyon derecesinin düşük olmasını ve hem de lavların homojenleşmesini sağlayan temel etken olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kuvaterner volkanizması, magma tazelelesi, homojenleşme, AFC, Petrolojik modelleme
URI
http://hdl.handle.net/20.500.12627/27682
http://www.jmo.org.tr/etkinlikler/kurultay/etkinlik_metin.php?etkinlikkod=104&metin_kod=321
Collections
  • Bildiri [64839]

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
Contact Us | Send Feedback
Theme by 
Atmire NV
 

 


Hakkımızda
Açık Erişim PolitikasıVeri Giriş Rehberleriİletişim
sherpa/romeo
Dergi Adı/ISSN || Yayıncı

Exact phrase only All keywords Any

BaşlıkbaşlayaniçerenISSN

Browse

All of DSpaceCommunities & CollectionsBy Issue DateAuthorsTitlesSubjectsTypesThis CollectionBy Issue DateAuthorsTitlesSubjectsTypes

My Account

LoginRegister

Creative Commons Lisansı

İstanbul Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi (ilgili içerikte aksi belirtilmediği sürece) Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.

DSpace software copyright © 2002-2016  DuraSpace
Contact Us | Send Feedback
Theme by 
Atmire NV