Yunus Emre’de Tebliğ ve İrşat Açısından Sözün Kullanımı
Özet
XIV. yüzyılda yaşayan Yunus Emre, Türk edebiyatının en mühim mutasavvıf şairlerinden birisidir. Temelini Kur’ân-ı Kerîm’den ve sünnetten alan tasavvufî üslubuyla Anadolu halkının imanını ve irfanını şekillendirmiş külfetsiz söyleyişiyle Türkçe’nin kullanıldığı edebî bir şiir dilinin oluşmasını sağlamıştır. Şiirlerinde insan-ı kâmil olabilmenin hususiyetlerini, tevhid akidesini ve hakikate ulaşabilmenin yollarını izah etmeye çalışmış, “söz”ünü kendinden önce yaşamış mutasavvıfların düşünce ve tecrübelerinden faydalanarak Kur’ân-ı Kerîm’in tayin ettiği kaideler içinde söylemiştir. “Söz”ün mahiyetine ilişkin beyitlerinde, kimi zaman, “Yunus’un sözi şi‘irden ammâ aslı(dur) kitâbdan” mısrasında olduğu gibi, “söz”ün kaynağının Kur’ân-ı Kerîm olduğunu doğrudan zikretmiş kimi zaman da “Söz aslını anlamayan sanur bu söz benden gelür” mısrasında görüldüğü gibi sözün asıl sahibine telmihde bulunmuştur. Ayrıca Yunus’un diğer şiirleri de kastedilen söz söyleme üslubuna uygun nazmedilmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de kavl/söz kelimesi, genel itibariyle, “mâruf, sedîd, belîğ, leyyin, kerîm ve meysûr” gibi vasıflarla nitelendirilmektedir. Bu sıfatlar kullanılarak tarif edilen söz söyleme biçimi, tespit edilebildiği kadarıyla, Yunus’un özellikle nasihat muhtevalı “söz” beyitleri ve tebliğ üslubu ile örtüşmektedir. Bu çalışmada, Kur’ân-ı Kerîm temel alınarak, “söz”ün mahiyeti ve söz söyleme üslubuna ilişkin bir değerlendirme yapılmış, bahsi geçen sıfatlar üzerinden, Yunus Emre’nin şiirleri incelenmiş ve içerisinde “söz” geçen beyitler tasnif edilip yorumlanmaya çalışılmıştır.
Koleksiyonlar
- Makale [92796]